sırtım güneşte yandı su topladı. hala geçmedi.
gözümle arasında 3 mm kala bıçak çizdi şişti.
bence ölücem.

shared 2 saat önce, with 1 not + reblog


cokboskonusurumm:

BIR HAYAL KIRIKLIĞININ ALGORITMASI.

İnsanın ağladığı zaman yanında birinin olmaması çok kötü bir şey. Bunu hepimiz biliyoruz. Bir de ağladığı zaman yanında olabilecek birileri olduğunu düşünüp yanılması var. Bu daha kötü. Öyle ki birincisinde bilir kimselerden medet ummayacağını. Kimselerle paylaşamayacağını. Oturup bir köşede yorulana kadar ağlar. Taa ki yorulup ağlamaktan vaz geçene kadar. Ya da boğazı acıyana kadar. Ne bileyim bir yere kadar işte… Bir de öbür türlüsü var işin…

İkinci durumun daha kötü olduğunu söylemiş miydim ? birileri var sanıp canınız sıkkın iken telefona daranıp aradığınızda aradığımız umaraya ulaşamıyorsak. -yok yok yanlış anlamayın telefonun çekmemesiyle alakalı değil, karşımızdaki kişinin kalben kapsama alanı dışı olması durumundan bahsediyorum- işte o zaman çok acı bir tat geliyor boğazdan damağa doğru. Sızlıyor inceden burnunun direği… Kimsenizin olmamasından daha vahim bu durum. Çünkü işin içine bir de hayal kırıklığı giriyor. İki kere yıkılıyorsunuz. Üstelik bir de canınız sıkkın iken hayal kırıklığı yaşıyorsunuz, normal bir zamanınızda değil. Acıyor azizim vallahi sızlıyor…

İşte o dakika kendinizi sorguya alıyorsunuz. Unutuveriyorsunuz derdinizi tasanızı çünkü artık daha büyük sorununuz var. Kendinizden çıkıp kendinizi izlemeye koyuluyorsunuz. Nerede yanlış yaptım, neden böyle oldum , ben böyle bişeyi hakedecek ne yaptım derken kendinizden iğrenmeye başlıyorsunuz. Sevmemeye başlıyorsunuz. Bunun sebebi olanlar değil, kendinizin düştüğü duruma kendinizi yakıştıramamanız. Sonra sessizlik başlıyor . sonra yazmaya başlıyor insan. İnsanlara anlatamadığını, beyaz sayfalara anlatıyor. Gittikçe küçülüyor insan… kendinden bir şey kalmıyor. Sonra yazdığı şeyler onun dünyası oluyor, ve kendi yazdığını oynamaya başlıyor.

İşte böyle oluyor bir hayal kırıklığının algoritması. Sırasıyla bütün bunlar geçiyor başından insanın…  demem o ki, biri eğer sizi arıyorsa, derdini sorun… dermanı olmak için uğraşın… sonra yazılan yazılar çoğalıyor çünkü… sonra yazılar çoğaldıkça insanlar küçülüyor çünkü…

shared 2 saat önce, with 23 not » via cokboskonusurumm / source + reblog


ucnoktabir:

siprink:

ucnoktabir:

siprink:

ucnoktabir:

muavinlerle kanka olayım da kamil koç püskevitinin kaynağını göstersinler

EMEK 8.CADDE :( ŞERBETLİ TATLI OLAN CAM ARABANIN ÜSTÜ :( 
ayrıca gıcıksın. :@

Bi koli alıp eve gitcem otobüsten inerken

onların böyle kocaman paketleri de vardı o amcada. fırsat varken almalıydım.

Alsana bes alti tane :d

alcam zaten. şu anda yoksunluk geçiriyom. elim ayağım titriyo. 

shared 3 saat önce, with 13 not » via ucnoktabir / source + reblog


ays bakıt gibi ays bakıt vol2.

shared 3 saat önce, with 2 not + reblog


sadece kamil koçun verdiği , dışarıda sadece emekte satıldığını gördüğüm o bisküvitimsi şeyin son paketini SIRA BENDEYKEN alan teyze. sana da yazıklar olsun. gelmişin 80 yaşına. hala bisküvi peşindesin.

shared 3 saat önce, with 10 not + reblog


siprink:

siyasi görüşüm pijama partisi yazanları arar oldum.onlar zararsızdı en azından.

shared 5 saat önce, with 12 not » via siprink / source + reblog


siprink:

bir kişi daha ee bizim dişlere de bedavaya bakarsın artık derse ehe ehe tabii diye cevap vermicem. sen yurdun parasını biliyon mu aq diye cevap vericem. bedavaymış. 

shared 5 saat önce, with 11 not » via siprink / source + reblog


Anonim said:
Iremerter hala cikiyor :(  

ucnoktabir:

:(

ilişki dediğin :( :( :( :( :( :( :( 

shared 6 saat önce, with 3 not » via ucnoktabir / source + reblog


minorkadin:

YA AYRILIK POSTLARINI KAÇIRMIŞIM ÖFFF 

shared 6 saat önce, with 6 not » via minorkadin / source + reblog


Yıl 2005 Annem babama : ” Sen çok güzel kahve yapıyon bundan sonra sen yapsana. “
Yıl 2008 Annem bana : ” Sen çok güzel ütü yapıyon artık tatillerde sen yaparsın. “
Yıl 2009 Annem babamla bana : ” Siz çok güzel temizlik yapıyosunuz bundan sonra yaparsınız di mi ? “
Yıl 2012 Annem babama : ” Sen çok güzel salata yapıyosun yahu.”
Yıl 2014 Annem bana : ” Tuğçe köften de pek güzel ya. Sana yaptırmak lazımmış hep. Sonra da türk kahvesi de yaparsın.”
Annemin üstümüze iş yıkma yöntemi hiç değişmedi. Biz de hiç itiraz etmedik. :( 

shared 8 saat önce, with 8 not + reblog